Spor

Bisiklet Kullanmak Neden Bu Kadar Kıymetli?

Bisiklet kullanmak çoğu zaman sadece bir ulaşım aracı ya da ara sıra yapılan bir aktivite gibi görülüyor. Oysa bisiklet, hem beden hem de zihin için oldukça güçlü bir alışkanlık. Çocuklukta öğrenilip büyüdükçe unutulan, ama yeniden binildiğinde insanın hayatına sessizce dokunan bir şey. Benim ilk bisikletim diye bir şeyim olmadı mesela. Çünkü ağabeyimin vardı. Uçuk yeşil bir pinokyo. Ön kısmı alttaydı ben ayakta orada dururdum. Evet tehlikeliydi ama acayip mutluydum. Havalı bir şeydi.

Bisiklet sürmek profesyonel spor yapmak anlamına gelmez. Günlük hayatta kısa mesafelerde ya da sadece keyif için kullanıldığında bile vücuda ciddi katkılar sağlar. Kalp sağlığını destekler, kasları çalıştırır ve bunu yaparken eklemleri yormaz. Spor salonuna gitmek için vakit ya da motivasyon bulamayanlar için de oldukça ulaşılabilir bir seçenektir. Spor denince içim sızlıyor zaten. Bir türlü sadık bir egzersiz yapan olamadım. Şimdi bunu yazarken bir söz vereyim. Bakalım yapabilecek miyim? Dizlerim için bu şart aslında ama olmuyor. Tembellik sarıyor dört bir yanımı.

İşin belki de en güzel tarafı zihinsel etkisidir. Bisiklet sürerken insan telefondan uzaklaşır, düşüncelerini toparlar ve günün stresinden bir süreliğine kopar. Özellikle açık havada yapılan sürüşlerde, hareket etmekle birlikte zihnin de hafiflediği hissedilir. Bazen pedallamak, konuşmaktan ya da uzun uzun düşünmekten daha iyi gelir. Zaten beynim durmuyor devamlı düşünüyorum diyen ben gibiler için iyi de olabilir. Çevreyi daha iyi izleyebilmek de işin güzel yanlarından biri sanırım.

Bisiklet aynı zamanda çevreyle daha dost bir ulaşım biçimidir. Yakıt tüketmez, gürültü yapmaz ve hava kirliliğine katkı sağlamaz. Kısa mesafelerde arabaya binmek yerine bisiklet tercih edildiğinde bu küçük kararın etkisi aslında oldukça büyüktür. Hem bireysel hem toplumsal anlamda daha temiz ve sakin bir yaşamın parçası olur. İstanbul’un yokuşlu yolları buna izin vermese de denemeye değer bence. Bir pedal, bir pedal daha iyi gelecektir.

Çocuklar ve gençler için bisikletin ayrı bir önemi vardır. Bisiklet kullanan çocuklar denge kurmayı öğrenir, özgüven kazanır ve kendi başına hareket edebilmenin sorumluluğunu hisseder. Aynı zamanda enerjilerini sağlıklı bir şekilde atmalarına yardımcı olur. Güvenli alanlarda bisiklet süren çocukların hem fiziksel hem de sosyal gelişimi daha dengeli ilerler. Şimdi de aklıma belki bir gün torunuma bisiklet sürmesinde yardımcı olacağım geldi. O gülecek ben güleceğim ve belki o düşecek benim canım daha çok yanacak ama düşmeden düşmemeyi öğrenemeyeceğiz.

Elbette bisikletin güvenlik boyutu da göz ardı edilmemelidir. Kask kullanımı, görünürlük sağlayan ekipmanlar ve trafik kurallarına dikkat etmek bisiklet sürmenin ayrılmaz bir parçasıdır. Bisiklet özgürlük hissi verir ama bu özgürlük dikkatle birleştiğinde anlam kazanır. İşte buuuuuu en özen gösterilmesi konu. Güvenlik, sağlık demektir.

Sonuç olarak bisiklet kullanmak pahalı, karmaşık ya da zor bir alışkanlık değildir. Benim ilk bisikletim hatırladım şimdi. Gazeteden kupon biriktirerek almıştım. Lacivert güzel bir erkek bisikletiydi. Ne yapalım erkek merkek kullandık. Ama bu alışkanlık etkisi sandığımızdan çok daha büyüktür. Bir yerden bir yere gitmenin ötesinde, insanın kendisiyle baş başa kalabildiği nadir anlardan biridir. Belki de mesele yeni bir bisiklet almak değil, uzun zamandır ertelenen o kararı verip yeniden binmektir.

REYHAN KADRİYE BOSTANCI

mdla şlsakkm

Bir yanıt yazın